« Önceki |

24/8/2009

Huylu huyundan vazgeçmez!..

Tamam kabul karizmatik adam.. Kabul gittiği her ülkede şampiyonluk yaşadı, çok başarılı.. Tamam çok popüler.. Ama şu polemikleri yok mu... Kimine göre sempatik, kimine göre antipatik..

Seviyoruz onu.. Polemikleriyle futbola renk kattığı ortada.. Ama huyundan vazgeçmiyor işte.. Gittiği her ülkede teknik direktörlere sataşma huyu yine devam ediyor.. Hem de son sürat.. Portekiz ve İngiltere'den sonra İtalya'da da rahat durmuyor..

Porto'nun başındayken sivri diliyle ünlenen teknik adam, bu huyunu  Chelsea'nin başındayken göstermişti.. Özellikle Sir Alex Ferguson ve Rafa Benitezle olan atışmaları akıllarda.. Wengerle de hiç Avrupa kupası olmadığı için dalga geçmişti.. Frank Rijkard'la olan atışmalarını da hatırlıyoruz..

Geçen sene Juventus teknik direktörü Ranieriyle hararetli tartışmalar yaşamıştı.. Hele hele Genoa teknik direktörüne "Ata binmek için at mı olmak lazım?" şeklindeki (kapak) cevabı "cuk" oturmuştu..

Bu sene ise Jose, milli takımlar teknik direktörü Lippiyi sert bir dille eleştirdi ve Roma menejeri Spaletti'ye yeteneksiz muamelesi yaparak İtalya'da yine manşete oturdu..

Ama napalım... Biz Mourinho'yu böyle seviyoruz.. Aynen devam Jose !...

ogun217

24/8/2009

Ne diyelim be abi !..

Ne diyelim be abi !..

Adam hem 100 metrede hem 200 metrede uçtu..

4*100 metrede de coştular..

Daha 22sinde bu adam.. Bakalım daha neler yapıcak!..

18/8/2009

Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral (!)...

Sivas maçını izleyenler görmüşlerdir.. Her dakika hücumu düşünen bir takımı, kapı gibi bir defansı, panter gibi bie kaleciyi, Gökhan Gönül gibi bir insanı (!!!), 36 yaşındaki Carlos'un bindirmelerini, Dos Santos'un akıllara durgunluk veren çalımlarını, zekasını, futbol yeteneğini, Emre Belözoğlu'nun taktığı kaptanlık pazubandıyla gaza gelip mükemmel bir oyun çıkarmasını, Cristian'ın kendini eleştirenlere en güzel cevabı vermesini, Daum'un takıma verdiği enerjiyi, disiplini ve ve maalesef Kaptan Alex'in sakatlığını herkes gördü...

Ve evet.. Oldu.. Nazar değdi.. "FenerBarça" denilen takıma nazar değdi.. Kaptan sakatlandı.. Ama hemen kötü düşünmeyin.. Takımın beyni sakatlanmış daha ne olsun diyceksiniz.. Olsun.. Kiminin şanssızlığı, kiminin şansı olabilir mesela.. Yani demek istediğim şu.. Üzülmeyin daha, Mehmet Topuzlar, Özer Hurmacılar var..

Mehmet Topuzu'un transfer hikayesi artık efsane oldu zaten.. Aziz Yıldırım'ın "Ben bi oyuncu istediysem alırım" edasındaki harekeri, bir çok tv programına konu olmuştu... Hatta Çok Güzel Hareketler Bunlar'daki skeç herksei kırıp geçirmişti.. Şaka bi yana, Mehmet'in nası topçu olduğunu herkes biliyor artık.. Kayseri'de gördük.. Tek başına takımı sırtladı.. Onun için çook mükemmel bir fırsat...

Hele biri var ki... Onu izlemek için can atıyorum can.. Lemi Çelik'nın yeğeni.. Genlerinde var futbolculuk.. Hele ayak hareketleri mükemmel.. Tekniği harika.. Ankaraspor'da 10 numaraydı.. Sakatlanana kadar da ligi asist kralı olarak sürdürüyordu.. Şimdi yien bi ameliyattan çıktı.. Artık hazır.. Henüz çok genç.. Fenerbahçenin Ardası olmaya aday... İzlediğm kadarıyla izlemekten hakikaten zevk alacağımız bir futbolcu.. Özer Hurmacı Şov'u heyecanla bekliyoruz!...

Alex sakatlandı.. Ama taraftar artık o kadar da çok endişelenmiyor.. Çünkü Fenerbahçe artık yavaş yavaş Alex'e endeksli bi takım olmaktan çıkıyor.. Kim bilir belki de kadro derinliği.. "O olmazsa mutlaka biri oynar" mantığı...

Son söz: O gitmiş, bu gitmiş önemli değil.. Gidenin yeri dolar.. Alex mi öldü.. Yaşasın yeni Alex !...

ogun217

17/8/2009

Yeni Carrusca dediniz.. Adam yeni Maradona çıktı iyi mi...

Santos ve Cristian Fenerbahçeye transfer olduğundan beri çok şey yazıldı çok şey söylendi.. Kimisi yerinde transferler olduğunu düşünürken, kimisi yerden yere vurdu.. Hayatında bie kere bile izlemedikleri oyuncular hakkında "oyuncu değil, oduncu" dediler..  Ama Santos tüm bu eleştirilere futboluyla cevap verdi.. Honved deplasmanındaki golünden sonra Sivas'a öyle bir gol attı ki... İzlemeyen çok şey kaçırır..

Sivas maçında dakika 90... Ama Santos bitmeyen enerjisiyle topu aldı, ve 3 adamı geçerek yeteneğini bir kez daha gösterdi.. O da yetmezmiş gibi topa öylesine sert vurdu ki, kaleci Petkovic topu görmedi adeta..

Şaka bi yana, Santos Fenerbahçenin kanayan yarası sol kanada tam bir ilaç gibi geleceği kesin.. Tamam kabul Uğur kötü futbolcu değil.. Ama istikarar yok ki.. Bi iki hareket yap, sonra 90 dakika yat.. Hele Tuncayvari hareketler.. Her maç Sevilla maçlarındaki gibi oynasa canım kurban.. Ama geçen sezon gördük.. Uğurla OLMAZ..

Ki olmadı da.. Aziz başkan çok akıllı bir transfer yaparak 25 yaşında, futbolu baharında, Brezilya milli takımının as oyuncusunu Fenerbahçeye kattı.. Süper transfer.. İnanmayanlar; bu sezon bi izleyin.. Şimdiden kendini belli etmeye başladı.. Bu daha başlangıç.. İzleyin ve Görün...

He bi de Cristian var... Ona Santos'un bonusu dediler.. Öyle ya da böyle Maldonado ve Josico'dan kat kat kat iyidir... He bu arada; "Ribery'e de Anelka'nın bonusu dememişler miydi?.. Bu sezon Real'in 50 milyon € verip alamadığı oyuncu kimdi? Ribery değil mi?"

Bakalım yarı Türk yarı Brezilyalı bu takım bu sezon neler yapacak?.. Hala şampiyonluk havasından bir türlü kurtulamayan Beşiktaşı, gerektiğinde fakir fukara edebiyatı yapıp, gerektiğinde transfere 20 milyon €lar harcayan Galatasarayı ve her sene şampiyon olacağız deyip yıllarca şamiyonluk hasreti çeken Karadenizin aslanlarını geçip şampiyon olabilecek mi??

Son yılların en bol yıldızlı ligine hazır olun!... Bu sezon çok çetin geçecek!..

ogun217

17/8/2009

Para Babası Cimbom (!)...

Yıllardır Cimbomu bize fakir olarak gösterdiler.. Genelde başarısızlıkların altına hep bu neden gizlendi: Maddi sorunlar.. Ama bu sezon gördük ki işin aslı hiç de öyle değil.. Yapılan transferler ortada.. Kabul, hepsi yıldız transferler.. Ama parası olmayan bi kulüp böyle yıldız transferleri nası yapsın ki.. Gerektiğinde, başarısız olunduğunda; "paramız yok".. Taraftarlar para bile topalmışlardı..  Aziz Yıldırımın Galatasaraya yardım parası gönderdiği bile söylendi.. Ama gördük ki Cimbomda para çookk!..

Geçen sezon Milan Baros'a 5.5 , Meira'ya ödenen 4.5 milyon € ve Kewel gibi bi yıldız transferden sonra, bu sezon da bomba gibi transferleriyle dikkat çekti sarı kırmızılı ekip.. Tabiki Haldun Üstünel'in rolü bunda çok büyük..

İlk olarak La Liga'dan akleci takviyesi.. Yerinde transfer.. La Liga'da en çok forma giyen yabancı kaleci..

Sonra bedelsiz gelen Mustafa Sarp ve Gökhan Zan.. Bonservisleri elinde olması büyük avantaj..

Her gün Govou derken Haldun Üstünel bombayı patlattı.. Abdulkader Keita.. 8.5 milyon €.. Parası tartışıldı ama kalitesi asla... Daha ilk maçlarında tekniğinin ne kadar iyi olduğunu herkese gösterdi.. Ayak hareketleri de harika.. Bu sezon bir çok defans oyuncusunun başını ağrıtacak anlaşılan..

Ama patlak veren Lincoln krizi sonrası Haldun Üstünel daha da büyük bi bomba patlatmayı başardı.. Her daim Brezilya milli takımının formasını sırtına geçiren, futbolunun zirvesinde bir isim.. Elano.. Bir şey söylemeye gerek yok.. Lincoln'den iyi olacağı kesin.. Bir çok kişi tarafından Alex'in koşan versiyonu (!!!) olarak gösterilse de henüz onu izleyemedik.. Onu ligimizde izlemek güzel olcak.. Bekleyip göreceğiz..

Doğru söze ne denir?.. Bomba transferleriyle Cimbom bu sezonun en iyi kadrosuna sahip.. Ama unutmayınki "Yıldız oyuncular maç kazandırır, takım oyunu ise kupalar kazandırır"... Anladınız siz onu...

ogun217

17/8/2009

Araplar aldıysa yapar abi !..

Herkesin bildiği gibi artık Araplar futbola da el attı.. Renk mi kattılar yoksa futbolu futbol olmaktan çıkardılar mı orası bilinmez.. Ama herkesin ağızlarını bie karış açık bıraktıkları ortada.. Geçen sene Robinhoyu almışlarıdı.. Ama asıl şovlarını bu sene yaptılar.. Gerçi Real'in gölgesinde kalsalar da gene de İngiltere'de 4 büyük kulüple boy ölçüşecek hale geldikleri ortada.. Gelin bakalım kimler var kimler yok.. Kimler geldi kimler gitti.. Kim nerde oynar, kim yedek kalır.. Mark Hughes'in işi çok zor çookk...

Kimler mi geldi? Hemen açıklayalım.. Carlos Tevez, Adebayor, Santa Cruz, Barry, Taylor ve Kolo Toure desek heralde yeterli olur..

İlk olarak kalede Given gibi usta bi kalecileri var.. Aston Villa'dan bedavaya gelen Taylor da iyi bi yedek..

Defansta da bol alternatifler söz konusu.. Richards, Dunne, Toure, Kompany'den hangileri göbekte oynayaak merak konusu.. Solda Bridge'in yeri garanti.. Sağda da Zabaleta veya Richards oynayabilir.. Sorunsuz görünüyor..

Orta saha da fena değil.. Ireland, Barry ve De Jong önliber için adaylar.. Wright Philps sağda, Petrov da solda görünüyor.. Ama forvetten isimler de kanatlara kaydırılabilir..

Ve her teknik adamın rüyasında olan bir forvet hattı.. Ben yorum yapamıcam böle bi forvet hattına.. Adebayoru da var Robinhosu da.. Santa Cruz da var Carlos Tevez de.. Bellamyi unutmak da haksızlık olur.. Böyle bi kadroya ne denebilir ki !..

City'nin bu sene çok can yakacağı aşikar.. İngiltere futboluna renk getireceği de öyle.. Bakalım PARA her kapıyı açtığı gibi futbolun da kapısını açabilecek mi?..

ogun217

17/8/2009

Oha Real Madrid !!!..

2009 yaz dönemi transfer dönemine en çok damga vuran, en çok dikkat çeken, en çok şaşırtan, herkese "oha" dedirten kulüp kuşkusuz Real Madrid oldu.. Madrid ekibinin taraftarları geçen sezon, Barcelonanın "uzay futbolu" oynayarak kazandığı 3 kupanın ve Santiago Barnebau'da alınan 6-2lik mağlubiyetin üzüntüsünnü yaşamaktaydılar.. Ama seçime hile karıştırdığı öne sürülen Ramon Calderon'un istifasıyla göreve gelen efsane başkan Fiorentino Perez, Real Madridde umutların yeniden yeşermesini sağlayacaktı...

Perez, yeni "El Galacticos" planını uygulamaya başladı.. Ve bunun için ilk hedefi Milan'ın Altın Top ödüllü yıldızı Kaka'ydı.. Berlusconi ve Galliani'nin satmayacakalrını ısrarla sölemelerine rağmen, bu çılgın başkan Milanlı yetkilileri ikan etmeyi başardılar ve Brezilyalı yıldız 65 milyon € gibi bir bedelle Real'e transfer oldu.. Tüm dünya hayranlıkla bakarken, herkes Perez'in  bombasının Kaka olduğu düşünülüyordu.. Ama aslında tek bomba Kaka değildi...

Fiorentino Perez rahat durmadı.. Kendisini neden büyük başkan denildiğini bir kez daha kanıtladı.. Ve dünyanın en iyi 2 oyuncusundan biri olarak gösterilen Cristiano Ronaldoyu rekor bir ücretle tam 94 milyon €ya transfer etti.. Artık Madrid'de hiç bişeyin eskisi gibi olmayacağı hissediliyordu.. Yenilenen Real Madrid bomba gibi geliyordu...

Kaka ve Ronaldo da yetmedi.. Perez uslanmadı.. İspanyanın en iyi savunmacılarından Raul Albiol ve Franszların altın çocuğu Karim Benzema da Madrid ekibine katıldı.. Sağ kanada Liverpooldan Arbeloa takviyesi yapıldı.. Tam bitti derken, Madridin kanayan yarası orta sahaya bir diğer Liverpoollu Xavi Alonso transfer edildi.. Tüm bu oyunculara yaklaşık 250 milyon € harcadı Perez...

Ve ve ve artık Real lige hazır.. Tüm futbolseverleri muhteşem bie La Liga, muhteşem bir El Classico derbisi bekliyor.. Acaba ne olacak.. Barça İbrahimovic takviyesiyle "uzay futbol"una devam mı edecek, yoksa "El Galacticos" buna bir "Dur!" mu diycek?? Tüm bunları bekleyip görücez.. Mükemmel bi sezon bizleri bekliyor...

                                                               
                                                                                                                              ogun217

23/4/2008

6 kasım 6 gol...





21/4/2008

Fener'den yarım düzine...

 


 

 


 

 


 

 


 

 


 

20/4/2008

Roberto Carlosssss.....

Roberto Carlos da Silva
Kişisel Bilgiler
Tam adı: Roberto Carlos da Silva
Doğum tarihi: 10 Nisan, 1973
Doğum yeri: Garça, Brezilya
Boyu: 1,73 m.
Kilosu: 70
Mevkii: Sol Bek
Kulüp Bilgileri
Bulunduğu kulüp: Fenerbahçe
Numarası: 3
Profesyonel Kariyeri
Yıl Kulüp Maç        (gol)
1993-1995 Palmieras 68(5)
1995-1996 İnter        30(5)
1996-2007 R.Madrid370(76)
2007- Fenerbahçe      20(2)

Milli Takım Kariyeri
1992 - 2006 125 (24)
Roberto Carlos, Brezilyanın son dönemde yetiştirdiği en büyük futbolculardan biri olarak görülmektedir. 10 Nisan 1973 doğumlu oyuncu, ülkesinde Palmeiras takımında yıldızı parladıktan sonra millî takıma çağrılmış, burada adını duyulmasıyla Avrupa'nın dev kulüplerinden İnter Milan'a transfer olmuştur. Burada da çıkışını sürdüren Roberto Carlos, geçirdiği başarılı sezonun ardından Real Madrid'e transfer olmuş ve burada on bir sene takımına hizmet etmiştir. Esas mevki olarak sol bek oynamakta, ayrıca sol kanat olarak da görev yapabilmektedir. 2006 FIFA Dünya Kupası'ndan sonra millî takımı bıraktığını açıklamıştır.

Esas olarak defansın solunda yer almasına rağmen başarılı şekilde sol kanat ve özellikle İnter'de ön libero olarak da görev almıştır. Bir defans oyuncusu olmasına rağmen agresif futbolu benimsemiş, defansif özelliklerinden çok hızı, temposu, tekniği, ani deparları, atağa katkısı, attığı serbest vuruş golleri, isabetli ortalar ve uzak mesafe golleriyle akıllarda yer etmiştir. Bir başka özelliği ise uzun taç atışları kullanabilmesi olarak gösterilmektedir. Bu özellikleriyle takımına ofansif anlamda çok şey katsa da defansif yönden görevini aksattığı yönünde eleştiri almakta, bu da sahada eleştiri adına kendisine yöneltilebilecek tek yorum olmaktadır. Carlos'un 1997 yılında Fransa Milli Futbol Takımı'na serbest vuruştan attığı golü en bilinen ve en tanınmış golü olmakla beraber tüm zamanların en güzel gollerin biri olarak gösterilmektedir.


Yoğun futbolculuk kariyerinin yanı sıra 2005 yılında Pepsi firmasının reklamlarında da boy göstermiştir. Futbol kariyerinde aldığı yüksek ücretlerin yanı sıra reklam ve sponsorluk gelirleri de mevkisi göz önüne alındığında en yüksek rakamlarlardan biri olarak göze çarpmaktadır.

Roberto Carlos, 2007-2008 sezonu için sözleşmesinin bittiği Real Madrid'den ayrılarak bonservis bedeli olmaksızın Fenerbahçe ile bir yılı opsiyonlu olmak üzere üç yıllık sözleşme imzalamıştır.

Fenerbahçe'deki ilk resmî ve önemli karşılaşması 2007 Türkiye Süper Kupası finali olmuştur. Kupa mücadelesi 2-1'lik Fenerbahçe üstünülüğü ile sona ererken bu kupa Carlos'un Fenerbahçe'deki ilk kupası olmuştur.

Roberto Carlos,Fenerbahçe'deki ilk golünü ise 25 Ağustos 2007 tarihinde Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndaki Fenerbahçe - Sivasspor karşılaşmasında kaydetmiştir.Fenerbahçe bu maçı R.Carlos'un attığı bu golle devirmiştir


Başarıları
1993 Brezilya Ligi Palmieras ile
1996 Olimpiyat Oyunları Bronz Madalya Brezilya ile
1997 İspanya Ligi Real Madrid ile
1997 Copa América Brezilya ile
1998 UEFA Şampiyonlar Ligi Real Madrid ile
1998 Kıtalararası Kupa Real Madrid ile
1998 FIFA Dünya Kupası İkinciliği Brezilya ile
1999 Copa América Brezilya ile
2000 UEFA Şampiyonlar Ligi Real Madrid ile
2001 İspanya Ligi Real Madrid ile
2002 UEFA Şampiyonlar Ligi Real Madrid ile
2002 UEFA Süper Kupa Real Madrid ile
2002 Kıtalararası Kupa Real Madrid ile
2002 FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu Brezilya ile
2003 İspanya Ligi Real Madrid ile
2007 İspanya Ligi Real Madrid ile
2007 Türkiye Süper Kupası Fenerbahçe ile